Avrupa Adalet Divanı Başsavcısı, Mayıs'taki Avrupa seçimleri sonucunda Avrupa Parlamentosu'nun Katalan politikacı Oriol Junqueras'ı yeni milletvekili olarak kabul edebileceğini düşünüyor. Mahkemenin en önemli hukuk danışmanı, birinin seçilip seçilmediğine yalnızca seçmenlerin karar verdiğini ve Avrupa Parlamentosu'nun kendi iç prosedürlerine ilişkin olduğunu vurguluyor.
Junqueras, Katalonya'da bağımsızlık referandumu düzenlemiş ve İspanya'dan ayrılan Katalan ayrılıkçı hareketin liderlerinden biridir. Madrid bu iddiayı reddediyor ve Katalan milliyetçilerinin anayasa karşıtı davrandıklarını söylüyor.
Seçilen Junqueras, İspanya tarafından hapis cezası nedeniyle ulusal yemin etmek üzere Madrid'den çıkmasına izin verilmedi. Bu yüzden Madrid onu seçilen İspanyol Avrupa milletvekilleri listesine koymadı ve böylece Junqueras Strasbourg'daki koltuğunu alamadı. Ancak Avrupa Adalet Divanı Başsavcısı şu anda, milletvekili olup olmaya seçmenin, üyelik devletine değil yalnızca seçmene bağlı olduğunu belirtiyor.
Daha önce Belçika'ya kaçan eski başbakan Carles Puigdemont ve seçimleri kazanan Katalan bakan Toni Comin de Madrid'in talep ettiği yemini etmedi. Madrid'e giderlerse hemen tutuklanacakları için parlamentoda henüz (veya hâlâ) görev yapamıyorlar.
Avrupa Adalet Divanı Başsavcısı şimdi Junqueras'ın haklı olduğunu söylüyor. Parlamento üyeliği, sonrasında gerçekleştirilen bir formaliteye, örneğin yemin etmeye bağlı olamaz. Mahkemenin yüksek danışmanına göre parlamentonun, üyelerinin dokunulmazlık ve imtiyazlarını değerlendirmek kendisine ait bir yetkidir.
Mahkeme genellikle başsavcının hukuk görüşünü kabul etse de zorunlu değil. Mahkeme Junqueras'ın (seçimlerden sonra!) hüküm giydiğini ve 13 yıl hapis cezasının yanı sıra vatandaşlık haklarından da mahrum bırakıldığını kabul ediyor. Bu nedenle şu anda dokunulmazlığı geçerli değil.
Başsavcı sadece Junqueras davası hakkında görüş bildirdi, Puigdemont ve Comin’in açtığı davalar hakkında değil. Mahkeme daha önce üye devletlerin kendi ülkelerindeki Avrupa seçimlerini düzenlemekten sorumlu olduğunu ancak toplam seçim sonucundan sorumlu olmadıklarını belirtmişti.
İspanya’nın tavsiyeye göre milletvekillerinden ulusal yemin talep etme hakkı var, ancak parlamentoyu Puigdemont ve Comin’i kabul etmeye zorlayamaz. Bu kararı parlamentonun kendisi verir. Red kararına karşı temyize gittiler, karar henüz bekleniyor.
Başsavcının görüşü, Katalan özerklik yanlıları tarafından Avrupa Parlamentosundaki boş Katalan sandalyeleri için verdikleri mücadelenin ilk hukuki zaferi olarak değerlendiriliyor. Diğerleri ise mahkemenin görüşten sapabileceğine dikkat çekiyor.

