Hollanda'daki yargı bağımsızlık alanında yüksek puan alıyor. Hukukun kalitesini artırmak için yapılan çabalar da dikkat çekiyor. Bu, Avrupa Komisyonu'nun (AK) ikinci Hukukun Üstünlüğü raporundan ortaya çıkıyor.
Bu sayede AB üye devletlerindeki hukuk devleti hakkında daha fazla içgörü sağlanıyor ve nelerin iyi gidip gitmediği görünür hale geliyor. Böylece üye devletler hukuk devleti konularını ele almaya teşvik ediliyor. Rapor, geçen yılın Eylül ayından bu yana yaşanan yeni gelişmelere bakıyor, önceki raporda tespit edilen sorunlara daha derinlemesine eğiliyor ve COVID-19 pandemisinin etkilerine dikkat çekiyor.
Raporda özellikle yolsuzlukla mücadele politikaları, medya ve yargı konularına yer veriliyor. Araştırmaya göre, Avrupa'nın neredeyse tüm üye devletleri hukuk sistemlerinde reformlar uyguluyor. Ancak kapsam, biçim ve ilerleme açısından büyük farklılıklar var.
Olumlu gelişmeler, bazı AB ülkelerinin kendi ülkelerindeki "hukukun üstünlüğü" meselelerini ele almaya istekli olduğunu gösteriyor. Avrupa Komisyonu'na göre koronavirüs krizinin etkisi açıkça görülüyor ve bu da hukuk sistemlerinin modernize edilmesi, örneğin dijitalleşme yoluyla, gerektiğine vurgu yapıyor.
Bazı üye devletler, örneğin Polonya ve Macaristan, yargı bağımsızlığını zedeleyen reformları uygulamaya devam etti. Bu, yürütme ve yasama organlarının yargı fonksiyonları üzerinde daha fazla etki sahibi olmasının sağlanmasıyla gerçekleşiyor.
Avrupa Komisyonu, Hollanda hukuk sisteminin hâlâ çok yüksek düzeyde bağımsızlık ve yargı kalitesini artırmaya yönelik çabalarla karakterize edildiğini belirtiyor. Komisyon, Yüksek Mahkeme hakimlerinin atanma prosedüründeki değişikliği ve Deneme Kanunu'nun yürürlüğe girmesini özel olarak anıyor.
Geçen yıl olduğu gibi, komisyon yargı alanında dijitalleşmenin, özellikle kararların yayımlanmasında ve davaların başlatılıp takip edilmesini sağlayan dijital çözümlerin sağlanmasında gelişme için hâlâ alan bulunduğuna dikkat çekiyor.

