Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Washington ile Tahran arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Mevcut plana göre anlaşma Cuma günü imzalanacak. Ona göre, anlaşma gerginliklerin azalması için bir fırsat sunuyor ve bölgedeki istikrara katkıda bulunabilir.
Von der Leyen aynı zamanda, AB'nin İran'a yönelik yaptırımlarının gevşetilmesinin otomatik olmadığını açıkça belirtti. Ona göre, Avrupa yaptırımlarının kaldırılması İran’ın temel davranış değişikliği yapmasına bağlıdır. Bu değişiklikler gerçekten var olmalı ve denetlenebilir olmalıdır.
Gerilimin Azaltılması
Avrupalı liderler de Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki anlaşmaya olumlu tepki verdi. Onlar, bu anlaşmayı artan gerginlik döneminden sonra daha fazla gerilimin azaltılması yönünde olası bir adım olarak görüyorlar.
Promotion
Ancak yaptırımlar konusunda tartışma, mevcut Avrupa endişeleriyle yakından bağlantılı kalmaya devam ediyor. İran’daki insan hakları ve sivil özgürlükler bu konuda önemli bir rol oynuyor. Von der Leyen'e göre, bu konular İran’ın tavrının değerlendirilmesinin bir parçası olmaya devam edecek.
Nükleer Silahlar
İran’ın nükleer programı da görüşmelerde merkezi bir nokta olmaya devam ediyor. Anlaşma, ilgili taraflarca daha geniş güvenlik meseleleri üzerine yapılacak ileri müzakerelerin olası bir temeli olarak görülüyor. Amerikalılar, İran’ın kendi nükleer silahını geliştirmeye çalıştığından endişe duyduklarını belirtiyorlar.
Diğer önemli bir konu ise Hürmüz Boğazı’ndan geçen deniz trafiği. Bu önemli deniz yolunun yeniden açılması, uluslararası ticaret ve enerji tedariki açısından büyük önem taşıyor. Boğazda serbest geçiş, normal ticaret akışının yeniden kurulması için önemli bir şart olarak kabul ediliyor.
Taahhütlerin Yerine Getirilmesi
İyimserliğe rağmen, taraflar bir anlaşmanın otomatik olarak çatışma öncesi duruma hemen dönüleceği anlamına gelmediği konusunda uyarıda bulunuyor. Anlaşmanın uygulanması sürecin geleceği için kritik görülüyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde vurgu sadece anlaşmanın imzalanmasına değil, aynı zamanda yapılan taahhütlerin gerçekten yerine getirilip getirilmediğine yapılacak. Avrupa liderlerine göre, işte tam da bu durum, ileride atılacak diğer adımların mümkün olup olmayacağını belirleyecek.

