Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği, 'sürdürülebilir tarım' konusundaki büyük görüş ayrılıklarına rağmen yeni küresel gıda sistemleri geliştirmek için iş birliği yapmaya karar verdiler.
Washington ve Brüksel, küresel gıda tedarikini güçlendirmekle kalmayıp çevre ve iklimi de korumak için çaba gösterecek.
Bu açıklamayı, BM Gıda Sistemleri Konferansı'na katıldıktan sonra Roma'da gazetecilerle konuşan ABD Tarım Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Jewel Bronaugh yaptı. Bronaugh, kendisi ile Avrupa Tarım Komiseri Janusz Wojciechowski'nin ABD ve AB'nin tarımın daha sürdürülebilir hale getirilmesi konusunda büyük farklılıkları olmasına rağmen ortak bir zemin bulmak istediklerini belirtti.
Nasıl yapılacağına dair detay vermedi ancak AB Komiseri ile yaptığı görüşmenin "son derece olumlu" olduğunu ve birlikte gelecekteki projelerde iş birliği yapma konusunda anlaştıklarını vurguladı.
Avrupa Birliği, Ortak Tarım Politikası'nı gözden geçiriyor ve 27 AB ülkesinin gıda yetiştirme ve üretme biçimini değiştirmeyi amaçlıyor. AB, pestisit ve kimyasal madde kullanımını azaltmayı ve tarım arazilerinin organik üretime kaydırılmasını hedefliyor.
ABD'de ise tarım ve gıda endüstrisine devlet müdahalesi ve yasaklara büyük itirazlar var; bunun yanında genetik olarak değiştirilmiş gıda ürünleri dahil Avrupa'nın getirdiği ticaret kısıtlamalarına karşı duruluyor. Ayrıca AB, iklim değişikliğiyle mücadelede yetersiz kalan ülkelerden çevreyi kirleten ürünlerin ithalatına CO2 çevre vergisi getirmeyi planlıyor.
Bronaugh, "Farklılıklarımızı kabul ettik ve gıda güvenliği ile iklim değişikliği konularını ele almak için bilim ve yeniliğe odaklanmaya dair taahhütte bulunduk" dedi. Aynı zamanda, Biden yönetiminin yabancı reformları Amerikan çiftçilerine zorunlu kılacak yeni standartlara bağlı kalmadığını vurguladı.
"Herkes sürdürülebilirliği iyileştirmek için farklı yaklaşımlar benimsiyor" diye ekledi. "Sürdürülebilir tarım uygulamaları için birçok farklı yaklaşım var ve bunu yapmanın tek bir yolu yok."

