Almanya, önümüzdeki yıllarda dayanıklı enerji kaynaklarından kolektif şehir ısıtması için üç milyar eurodan fazla sübvansiyon verecek. Bu sübvansiyon, “yeşil” biyogaz tesislerinin inşasını hızlandırmak için de kullanılacak.
Almanya, üç yıl içinde Rusya’dan petrol ve gaz ithalatına tamamen bağımsız olmayı ve böylece CO2 emisyonlarını önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor.
Mevcut şehir ısıtma sistemlerinin dönüştürülmesi ve yeni iklim nötr şebekelerin kurulması için hazırlanan yeni sübvansiyon programı bu hafta Brüksel’den onay aldı. Avrupa Komisyonu, bu tür sübvansiyonları rekabeti bozucu devlet yardımı olarak görmüyor.
Alman devlet yardımı sadece büyük enerji tedarikçileri ve belediyeler için değil, aynı zamanda sıcaklık şebekelerine yapılan yatırımlar için sübvansiyon alabilecek özel kooperatifler veya tescilli dernekler için de geçerli.
Şehirlerde ve yoğun nüfuslu bölgelerde iklim nötr şehir ısıtmasına bağlanmanın, hem bireysel hem de toplu olarak, petrol ve doğalgazla ısıtmadan kurtulmanın en iyi çözüm olduğunu Almanya’nın merkez solda bulunan koalisyonu düşünüyor.
Almanya, enerjisinin yüzde yetmiş beşinden fazlasını Rusya’dan ithal ediyor. Bunu azaltmak için Berlin her fırsatı değerlendiriyor. Sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatının yanı sıra kömür yakıtlı elektrik santrallerinin daha uzun süre açık tutulması düşünülüyor. Nükleer santrallerin kapatılmasının ertelenmesi ve Kuzey Denizi’nde doğalgaz sondajı yapılması da tartışılabilir durumda.
Ekonomi Bakanı Robert Habeck (Yeşiller) geçen hafta rüzgar türbinlerinin denizde genişletilmesi, güneş panelleri parkları ve biyogaz üretim tesislerinin dahil olduğu kapsamlı enerji tasarrufu planlarını açıkladı. Yıllık maksimum üretim limitleri ve diğer yasal engeller kararnamelerle askıya alınacak.

