Avrupa Birliği’nin AB nitrat talimatını uygulamaması nedeniyle Federal Almanya’nın para cezası tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Brüksel, Özdemir göreve geldiğinde hassas doğal alanlarda gübre uygulanmasının toprağın ve içme suyunun kirliliğini azaltacağına dair verdiği taahhüt nedeniyle daha önce uygulanan cezaların tahsilatını askıya almıştı.
Özdemir, son uzlaşma önerisiyle CDU grubuna bu zor konuda somut bir tutum almaları için baskı yaptı. CDU, geçen yıllarda düşen “trafik ışığı koalisyonu”nun önerilerine çok eleştiri yöneltti ancak kendi somut önerileri çok az oldu ve ihtiyatlı davranmayı tercih etti.
Dokuz eyaletteki CDU yöneticileri, Berlin’in her işletme için ayrı maddesel denge zorunluluğu getirerek eyalet yetkilerini BMEL bakanlığına devretmeye çalıştığını düşünüyor. Ayrıca Özdemir’in Brüksel tarafından reddedilen yapay gübre yasasını Almanya’da yine yürürlüğe koymaya çalıştığı görüşündeler.
CDU’lular, nitrat kirliliği sınırı belirlemenin işletme bazında değil, bölgesel olarak yapılması gerektiğini savunuyor. Eyaletler ayrıca, su tasarrufu yapmaları kanıtlanan kirli alandaki işletmelerin daha sıkı mevzuattan muaf tutulması gerektiğini belirtiyor.
CDU/CSU grup başkan yardımcısı Steffen Bilger, Özdemir’in yapay gübre yasası tartışmasını kendi eliyle çıkmaza soktuğunu söyledi. Önerisini aylardır geri çekme sözü veren Özdemir’in yalnızca yeni varyantlarla geldiğini eleştirdi.
Federal hükümet ile eyaletler arasındaki Alman siyasi görüşmelerinin sona ermesi demek, yeni bir Alman hükümetinin yeni bir gübre yasası çıkarması gerektiği anlamına geliyor. Şubat ayında muhtemelen seçimleri kazanıp iktidar partisi olacak CDU, AB’nin zorunlu kıldığı birçok yasa önerisi hakkında nihai kararlar vermek zorunda kalacak.
Almanya’daki tarım politikası yalnızca BMEL bakanlığı ve Berlin’deki Bundestag grupları tarafından değil, esas olarak on altı Alman eyaletindeki siyasetçi ve yöneticiler tarafından belirleniyor. Bu nedenle Almanya’daki tarım politikasının şekillenmesi uzun ve zorlu müzakere modellerinin sonucu oluyor.

