IEDE NEWS

Macron: NATO beyin ölümü yaşamakta ve ABD'siz daha iyi durumda

Iede de VriesIede de Vries
Maria Oswalt tarafından Unsplash'ta çekilmiştirFotoğraf: Unsplash

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a göre NATO “beyin ölümü” yaşamaktadır. Ona göre, Avrupa ülkeleri artık kendilerini savunmaları için Amerika Birleşik Devletleri'ne güvenemezler. Macron ayrıca, bir NATO üyesine yapılan saldırının tüm üyelere yapılmış sayıldığı ve ‘kolektif savunma’yı öngören NATO’nun 5. Maddesi konusunda şüpheleri olduğunu belirtiyor.

NATO ancak son sığınak güvencesi işlevini yerine getirdiğinde işler dedi Macron. Brüksel’deki NATO toplantısı öncesinde Avrupa’daki NATO ülkelerinin ABD’nin bağlılığını yeniden değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Macron’a göre, Amerikalı başkan Donald Trump’ın Suriye’den Amerikan askerlerini Avrupa müttefikleri ile danışmadan çekme kararı, ABD’nin “sırtını bize döndüğünün” bir göstergesidir.

Macron, İngiliz haftalık The Economist ile yaptığı röportajda, Avrupa ülkelerini NATO müttefiklerini savunmak için artık ABD’ye güvenemeyecekleri konusunda uyardı. Avrupa “uçurumun kenarında” bulunuyor ve kendisini bir jeopolitik güç olarak görmeye başlamalı, diye belirtti. Fransız cumhurbaşkanı, Avrupa’nın ‘uyanmasının’ artık en üst düzey öncelik haline gelmesi gerektiğini söylüyor.

Macron, NATO ülkelerinin Suriye’de Türkiye'nin operasyonuna karşı gösterdikleri son yetersizliği eleştirdi ve Avrupa’nın Orta Doğu konusunda ABD’nin müttefiki gibi davranmayı bırakmasının vakti geldiğini ifade etti.

Çünkü ABD Başkanı Trump, artık askerlerini Avrupa’nın savunması için görevlendirmek istemiyorsa, bu ittifakın anlamı kalmadığını savundu Macron. Bu durum Fransa için uygun bir zemindir. İki yıl önce Cumhurbaşkanı Macron, bağımsız, Fransa liderliğinde güvenilir bir Avrupa savunması için eski fikirler ortaya koymuştu. Avrupa’nın ABD güvenlik garantisine ve dolayısıyla NATO'nun güvenilirliğine dair son şüpheler, Macron’un bu fikirlerine yeni bir aciliyet kazandırıyor.

Ayrıca, Trump’ın ‘America First’ politikası, Macron’a Avrupa Birliği’ni tam donanımlı bir askeri aktöre dönüştürme konusunda sağlam bir argüman sağlıyor. Ancak bunun maliyeti çok yüksek ve AB standartlarına göre neredeyse ödenemez düzeyde. Yıllardır AB’nin kendi savunma politikasından söz ediliyor fakat bugüne kadar bu hâlâ ‘Atlantik’ ittifakının alanı olarak kalmıştır. Fakat Trump kendi Amerikan kıtasına çekilirse ve İngilizler Avrupa kıtasından çıkış yoluyla ayrılırsa, birçok uzman ve analistlerin de belirttiği gibi yeni jeopolitik dengeler ortaya çıkıyor.

Avrupalı bir Savunma Politikası savunucularının en büyük sorunu ise 27 AB ülkesinin ortak bir dış politika ya da uluslararası politika üzerinde mutabakata varamamaları, bir Avrupa barış görevi veya Avrupa ordusu konusunda ise daha da anlaşamamalarıdır. Dahası, birçok Avrupa ülkesi ve politikacı giderek kendi ulusal çıkarlarını önceliyor.

NATO ülkeleri Çarşamba günü Brüksel’deki karargâhlarında 1989’daki Berlin Duvarı’nın yıkılışını anma töreni düzenledi. NATO elçileri Soğuk Savaş’ın sembolik sonunun ve Almanya’nın bölünmesinin 30. yıl dönümüne dikkat çektiler. Bu olay, birçok Doğu ve Orta Avrupa ülkesinin Avrupa Birliği ve NATO’ya katılmasının önünü açtı. Ancak 30 yıl sonra birçok yorumcuya göre Avrupa’da bir yeniden birleşme ya da yenilenme neredeyse yok; daha çok özellikle Avrupa Birliği’nin güney ve doğu sınırlarında yeni ulusal parçalanma ve bölünmeler söz konusu.

9 Kasım 1989’daki duvar yıkılışı Cumartesi günü Berlin’de de anılacak. Bu törene çok sayıda devlet yetkilisi katılacak; ev sahibi ve Belediye Başkanı Michael Müller ile Alman Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier de aralarında bulunuyor.

Bu makale Iede de Vries tarafından yazılmış ve yayımlanmıştır. Çeviri, özgün Hollandaca sürümden adresinden otomatik olarak oluşturulmuştur.

İlgili makaleler