Polonya parlamentosu, Avrupa Birliği ile siyasi-hukuki bir çatışmaya doğru yeni bir adım attı. Varşova'daki muhafazakar-milliyetçi parlamento, hükümetin yasal reformlarını eleştiren hakimlerin görevden alınabilmesini sağlayan tartışmalı yasayı kabul etti. Yasa, mutlak çoğunluğa sahip muhafazakar iktidar partisi PiS tarafından sunulmuştu.
Yeni yasaya göre hakimler, aynı zamanda yeni hakim atamalarını eleştiremez veya siyasi konularda görüş bildiremezler. Yasa tasarısı sadece Polonya’da değil, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu'nda da önemli bir huzursuzluk yarattı. PiS hükümeti, diğer politika alanlarında da birçok Avrupa liberal eğilimini reddediyor. Buna karşılık AB, desteğin kesilmesi tehdidinde bulunuyor.
Polonya Yüksek Mahkemesi bu hafta, yasanın doğurabileceği sonuçlar konusunda uyarıda bulundu; bu yasa AB ile olası bir kopuşa yol açabilir. Yüksek Mahkeme'ye göre yasa öncelikle Cumhurbaşkanı Andrzej Duda'nın Mayıs 2020'de yeni bir mahkeme başkanı seçme özgürlüğünü sağlamayı amaçlıyor. Yeni yasa ile diğer üyeler, PiS'in müttefiki olarak görülen Duda'nın atamasına itiraz edemeyecek.
Macaristan, Polonya, Slovakya ve Çekya başkentlerindeki AB yanlısı belediye başkanları bu konuda bir iş birliği oluşturdu. Yerel projeleri için doğrudan AB fonlamasına daha fazla yönelmek ve böylece kendi hükümetlerini baypas etmek istiyorlar.
Budapeşte, Varşova, Bratislava ve Prag belediye başkanları anlaşmalarına "özgür şehirler paktı" diyorlar. "Özgürlük, insan onuru, demokrasi, eşitlik, hukuk devleti, sosyal adalet, hoşgörü ve kültürel çeşitlilik gibi ortak değerlerin korunması ve teşvik edilmesi" için çalışacaklarını belirtiyorlar.
Özellikle Polonya ve Macaristan’ın muhafazakar ve Avro-şüpheci hükümetleri ile Avrupa Birliği arasında gergin bir ilişki bulunuyor. Brüksel, bu ülkeleri hukuk devletini zayıflatmakla suçluyor. Dört belediye başkanı ise açıkça farklı bir rota seçiyor.

