Macaristan, uluslararası suçlamalara rağmen Rusya Devlet Başkanının serbestçe seyahat etmesine izin vereceğini bildirdi. Başbakan Viktor Orbán, ülkesinin UCM tutuklama emrinin uygulanmasına destek vermeyeceğini söyledi.
Budapeşte'nin mekan olarak seçilmesi AB içinde bölünmeye neden oluyor. Bazı AB ülkeleri bunun siyasi mesajından endişe duyarken, Orbán zirveyi uluslararası profilini güçlendiren diplomatik bir başarı olarak görüyor.
Putin'in gelişi lojistik açıdan karmaşık. AB hava sahası Rus uçaklarına kapalı olduğundan, bir veya daha fazla üye devletin özel muafiyet vermesi gerekiyor. Brüksel, bunun sorumluluğunun ulusal makamlar üzerinde olduğunu vurguluyor.
Görüşme gerçekleşirse, bu Putin'in 2022'de başlayan geniş çaplı Rusya-Ukrayna savaşından bu yana bir AB başkentini ilk ziyareti olacak. Bu durum toplantıyı siyasi olarak hassas ve sembolik açıdan önemli kılıyor.
NATO ve AB içinde, Budapeşte’de ikili bir zirvenin Moskova tarafından uluslararası tanınma izlenimi yaratmak için kullanılabileceğine dair endişeler var. Ayrıca diplomatlardan bazıları, Avrupalıların katılımı olmadan gerçekleşecek bir zirve görüşmesini bir zayıflık olarak yorumlayabilir.
Orbán bu fırsatı ülkesini “barış adası” olarak tanıtmak için kullanıyor. Böylece Macaristan’ı Doğu ile Batı arasında, ancak aynı zamanda AB içinde bir istisna olarak konumlandırıyor.
Bu arada AB kurumları planlanan toplantının hukuki, siyasi ve güvenlik boyutlarını araştırıyor. Brüksel, Birliğin dolaylı olarak lojistik destek sağlaması veya hava sahası erişimi vermesi gibi senaryoları göz önünde bulunduruyor.
Avrupa Komisyonu kamuoyu önünde temkinli duruyor. Bir sözcü, Ukrayna için “adil ve kalıcı bir barışa” yönelik her adımın memnuniyetle karşılandığını söyledi ancak Putin'in yaptırımlar altında olduğunu ve her AB ülkesinin muafiyetler konusunda kendi kararlarını verdiğini aynı zamanda vurguladı.

