On bir Orta ve Doğu Avrupa AB ülkesi, Avrupa Yeşil Anlaşması İklim hedefleri ve çiftlikten sofraya gıda stratejisinin "gerçekçi ve ulaşılabilir" bir hedef seviyesinde olması çağrısında bulunuyor.
Avrupa Komisyonerleri burada tarımda kimyasal pestisitlerin kullanımı yasaklanması ve organik tarım alanlarının genişletilmesi gibi yeni çevresel önlemler getirmek istiyor. Daha önce bazı tarım bakanları ve Avrupa çiftçi birlikleri Brüksel'in fazla ve çok hızlı hareket ettiğini uyarmıştı.
On bir Tarım ve Ormancılık Bakanının çağrısı, bu Ekim ayında Brüksel’de Yeşil Anlaşma, Çiftlikten Sofraya (F2F) stratejisi ve Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) gözden geçirilmesiyle ilgili önemli görüşmeler ve kararların planlandığı günlerden önce geliyor.
Yeni cephe, dört Visegrad ülkesi (Macaristan, Polonya, Slovakya, Çekya) ile Bulgaristan, Hırvatistan, Estonya, Letonya, Litvanya, Slovenya ve Romanya’dan oluşuyor. Tarım Bakanları geçtiğimiz hafta Polonya’nın Poznań kentinde düzenlenen uluslararası tarım etkinliği Polagra Fuarı sırasında ortak bir deklarasyon imzaladılar. Bu hükümetler arası toplantı özellikle OTP’nin bir sonraki aşamasının planlanmasına odaklandı.
Önceki Avrupa Komisyonu’nun (2018 baharında) ‘‘yönetim dönemi’’ sonunda Avrupa tarım politikasının yenilenmesi için öneriler sunulmuştu. Burada özellikle OTP bütçesindeki kesintiler ön plandaydı. Ancak Avrupa seçimlerinin hemen ardından Başkan Yardımcısı Frans Timmermans kapsamlı ve köklü Yeşil Anlaşma İklim planlarını sundu.
Bu yılın başlarında dünya genelinde koronavirüs pandemisi birçok ulusal ekonomiyi neredeyse durma noktasına getirince, Avrupa’da milyarlarca euroluk bir iyileştirme fonu kurulması gerektiği ve tüm AB bütçelerinde ciddi kesintiler yapılması gerektiği ortaya çıktı. Böylece yeni OTP’nin içeriği ve bütçeleri tartışmaya açıldı. Şimdilik ‘‘eski’’ OTP iki yıl daha uzatıldı, böylece AB, tüm Yeşil Anlaşma planlarını daha iyi hesaplamak için ‘‘nefes alma’’ fırsatı yakaladı.
On bir bakan Yeşil Anlaşma, Çiftlikten Sofraya ve Biyoçeşitlilik Stratejileri’nin hedeflerinin gerekli olduğunu vurguladı, ancak bu stratejilerin hedef seviyesinin gerçekçi ve ulaşılabilir olması gerektiğini belirtti. Ayrıca OTP’yi daha öngörülebilir, uygulanabilir ve mümkün hale getirerek AB ülkelerinin finansal risklerini azaltmayı istiyorlar.
Polonyalı bakan, bakanların sürdürülebilir bir tarım ekonomisine geçişin gerekli olduğunu kabul ettiklerine, ancak bunun OTP’nin finansman sistemi içinde yer alması gerektiğine işaret etti.
On bir bakan, her ülkenin çiftlik büyüklükleri, iklim koşulları, ürün çeşitleri gibi kendine özgü tarımsal özellikleri olduğunu ve bu nedenle çevresel önlemler seçilirken ulusal ve bölgesel koşulların daha fazla dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

