Avrupa Birliği zirvesi, Hollanda Başbakanı Mark Rutte üzerinde AB çok yıllı bütçesine, özellikle corona kurtarma fonuna onay vermesi için baskı kuruyor. Hollanda ve üç diğer 'tutumlu' ülke, AB desteğinin bir kısmının geri ödenmesini istiyor.
Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ortak basın toplantısında krizin bertaraf edilmesinde acele edilmesi gerektiğini söylediler. Üye ülkelerin kendi çıkarlarının ötesine bakması gerektiğini belirten Von der Leyen, özel olarak herhangi bir ülkeyi isimlendirmedi.
AB'nin (dönem başkanlığını üstlenen) Alman başkanlığının başlangıcında, Şansölye Merkel Birliğin kuruluşundan bu yana en büyük krizinin eşiğinde olduğunu söyledi. Corona pandemisi ve beklenen ekonomik kriz, ülkelerin iş birliği yapması gerektiğini ve kendilerini izole etmemeleri gerektiğini gösteriyor diye ekledi.
AB hükümet liderleri 17 ve 18 Temmuz’da Brüksel’de toplanacak ve iki başarısız girişimin ardından anlaşmaya varmayı umuyorlar. AB zirvesi, Hollanda'yı 'tutumlu dörtlünün' başlatıcısı ve sözcüsü olarak gördüğü için, Hollandalı başbakan Pazartesi akşamı Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel'i Lahey'de ağırlayacak. Konsey Başkanı, Rutte'nin resmi ikametgahı olan Catshuis'a gelecek ve muhtemelen Rutte üzerinde ikna çabası gösterecek.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron geçen hafta fon hakkında görüşmek üzere Rutte'yi ziyaret etmişti. Liberal olan Rutte, Macron ve Michel; sosyal demokrat Sanchez ile Hristiyan demokrat Merkel, Avrupa seçimlerinden sonra Ursula von der Leyen'in yeni Avrupa Komisyonunu oluşturan beşlililerdi. "Birlikte çıkılır, birlikte geri dönülür" anlayışıyla Rutte'ye hatırlatmalar yapılacak.
Michel ile görüşmenin ardından, Rutte Perşembe akşamı Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile Berlin'de çalışma yemeğinde olacak. Merkel, 17-18 Temmuz zirvesinde anlaşmaya varmayı hedefliyor. Ayrıca AB çok yıllı bütçesi üzerinde de ülkelerin anlaşması gerekiyor. Merkel, bu yıl Almanya'nın önümüzdeki yıllarda AB planlarına daha fazla katkıda bulunması gerekeceğini kabul etmişti.
Rutte için iki önemli ön koşul bulunuyor. İlk olarak, AB bütçesindeki Hollanda'nın katkısındaki indirim korunmalı. Yeni planların eski planlardan tasarruf edilerek finanse edilmesi gerekiyor, ancak Hollanda İklim Politikası ve Yeşil Mutabakat için daha fazla harcama yapılmasını kabul ediyor. İkinci olarak, Güney Avrupa AB ülkeleri corona fonundan destek almak istiyorlarsa kararlaştırılan reformları sürdürmeli; bu reformlar örneğin emeklilik, vergi tahsili ve işgücü piyasasını kapsıyor.
Rutte Cuma günü, kurtarma fonu konusunda çok acele edilmemesi gerektiğini tekrarladı: henüz hiçbir ülke başvuru yapmamış durumda. Hâlen 'zararın büyüklüğü' hakkında gerçek hesaplamalar ya da rakamlar yok. Bunlar en erken birkaç ay içinde, ya da gelecek yıl ortaya çıkacak. Başbakan, iki hafta sonra yapılacak AB zirvesinde corona fonu için kesin bir anlaşmaya varmanın "kesin bir zorunluluk" olmadığını söyledi. Başarmayı isterdi çünkü "belki çok fazla sorun ve ortamın gerilmesi önlenmiş olur" dedi.
Hollanda bu direnişte yalnız değil. Avusturya, Danimarka ve İsveç ile birlikte Komisyonun kurtarma fonu planına karşı çıkıyor. Direniş özellikle Güney Avrupa ülkelerinde olumsuz karşılanıyor ancak Fransa, Almanya ve Polonya'da da tepki alıyor.

