Doğayı Onarma Yasası, biyolojik çeşitliliği artırmayı ve ekosistemleri iyileştirmeyi amaçlıyor, ancak AB içinde büyük dirençle karşılaştı. Birçok üye devlet ve çıkar grubu, yasanın tarım ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkileri olacağından endişe duydu. Buna rağmen yoğun müzakerelerin ardından çevre bakanlarının çoğunluğu yasa lehinde oy kullandı.
Avusturya'nın belirleyici oyu sürpriz oldu, özellikle Avusturya hükümetinin konuyla ilgili daha önce bölünmüş olması nedeniyle. Avusturya Şansölyesi Karl Nehammer (ÖVP), yasaya ve bakanının pozisyonuna karşı çıkmıştı. Nehammer, Gewessler'e karşı Avrupa Adalet Divanı'nda hukuki süreç başlatacağını duyurdu; bu alışılmadık bir adım olup Avusturya koalisyonundaki gerilimi vurguluyor.
Son yapılan bir kamuoyu yoklaması, Avusturyalıların %82'sinin Doğa Onarım Yasası'nı desteklediğini gösterdi. Ülke, AB içinde en yüksek organik tarım oranına sahip olup, yaklaşık %30 seviyesinde. Geçen hafta Avusturya'nın iki iktidar partisi, bir sonraki olağan parlamento seçimlerinin 29 Eylül'de yapılmasına karar verdi.
Avusturya hükümeti içindeki siyasi anlaşmazlık yeni değil; hükümet, Hristiyan Demokrat ÖVP ve Yeşiller koalisyonundan oluşuyor. İki parti, doğa koruma ve tarım gibi konularda düzenli olarak anlaşmazlıklar yaşıyor. Yeşiller daha katı çevre önlemlerini savunurken, Hristiyan Demokratlar bunların tarım sektörü ve ekonomik büyüme üzerindeki etkisinden endişe duyuyor.
Geçen hafta alınan son kararla Eylül sonunda olağan parlamento seçimleri yapılacak. Bu seçimler, Avusturya'da aşırı sağ partilerin güçlü yükselişi arasında gerçekleşecek ve siyasi dinamikleri daha da karmaşıklaştırabilir. Yaklaşan seçimler, Avusturya ve daha geniş anlamda AB çevre politikalarının geleceği için kritik önem taşıyor.
Doğa Onarım Yasası'nın kabulü, Avrupa çevre politikasında önemli bir dönüm noktasıdır. Yasayla üyeler, doğa alanlarının onarımı, biyolojik çeşitliliğin artırılması ve tehdit altındaki türlerin korunması için eylem planları hazırlamakla yükümlü tutuluyor. Ancak eleştirmenler, yasanın çok katı olduğunu ve yerel koşullar ile ekonomik gerçekliklerin yeterince dikkate alınmadığını düşünüyor.
Avusturya'nın iç bölünmeye rağmen yasayı destekleme kararı, çevre meselelerinin AB içinde ne denli karmaşık ve siyasi meseleler olabileceğini ortaya koyuyor. Şansölye Nehammer'in kendi bakanına karşı başlattığı hukukî süreç, tartışmanın yoğunluğunu ve hükümetlerin çevre ile ekonomik çıkarları dengeleme konusunda karşılaştığı zorlukları vurguluyor.
Önümüzdeki aylarda Doğa Onarım Yasası'nın uygulanması ve Avusturya'nın siyasi geleceği için kritik olacak. Eylül'deki seçimlerin sonucu, ülkenin çevre politikasında nasıl ilerleyeceğini ve koalisyon içindeki mevcut gerilimlerin giderilip giderilemeyeceğini belirleyecek. O zamana kadar yasanın kabulü, AB'nin sürdürülebilir kalkınma ve biyolojik çeşitlilik onarımı çabalarında önemli bir adım olarak kalacak.

