Bu senaryo, 6-9 Haziran Avrupa seçimleri öncesinde Euronews Anket Merkezi tarafından yapılan son Euronews Süper Anket’te vurgulanıyor. Ankete göre, merkez sağ ve aşırı sağ kazanacak, liberaller ise tüm AB ülkelerinde ciddi kayıplar yaşayacaklar.
En büyük parti, yeniden merkez sağdaki Avrupa Halk Partisi (EVP) olurken, onu merkez sol Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) takip edecek. Onları Avrupa Muhafazakârları ve Reformcuları (ECR) adlı sağcı milliyetçi grup yakın bir şekilde izleyecek. Bu grup, Renew liberallerinin aleyhine, Avrupa Parlamentosu’nda üçüncü büyük grup olma potansiyeline sahip olacak.
Aşırı sağdaki Kimlik ve Demokrasi (ID) partisi, Marine Le Pen’in liderliğindeki Fransa’daki Ulusal Birlik (RN) partisinin anketlerde önde olması sayesinde büyük bir zafer kazanabilir. Ayrıca Hollanda Özgürlük Partisi (PVV), Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) ve Romanya’daki Sağ Alternatif (AD) de kendi ülkelerinde anketlerde üst sıralarda yer alıyorlar.
Aşırı sağ ID grubu, Almanya’daki Alternatif für Deutschland (AfD) partisinin ciddi bir oy artışı yaşamasıyla da desteklenecek. Ancak Almanya partisinin Avrupa ittifakındaki konumu zayıf; adayları Maximilian Krah’ın “SS üniforması giymiş birinin otomatik olarak suçlu olduğunu asla söylememek gerekir” ifadeleri nedeniyle askıya alınması fakat ihracı yapılmaması bu durumu gösteriyor.
ID ayrıca diğer Avrupa partileri içinde sorun yaratıyor. Yenilenme (Renew) liberal ittifakı, Hollandalı üyesi VVD’yi, Geert Wilders’ın İslam karşıtı partisinin koalisyon hükümeti kurulmasına onay vermesi sebebiyle uzaklaştırma aşamasında. Yenilenme, Emmanuel Macron’un Renaissance partisi şu anda önceki seçimlere kıyasla anketlerde düşüşte olduğu için sandalye sayısında büyük bir azalma yaşamaya hazırlanıyor.
Bu AB seçimlerinde diğer büyük kazanan muhafazakâr grup ECR olacak. Grup, İtalya’daki iktidardaki İtalya Kardeşler (FdI), Polonya’daki Hukuk ve Adalet (PiS) ile İspanya’daki Vox partilerinden iyi sonuçlar alacak. Son olarak Madrid’deki bir toplantıda Giorgia Meloni ve Marine Le Pen birbirlerine uzlaşmacı ifadeler kullanarak seçim sonrası iş birliğine kapı araladı. Hatta yeni Avrupa Komisyonu Başkanı ve diğer kilit isimlerin seçiminde etkili olma fırsatı bile bulabilirler.
Ancak Brüksel ve Strasbourg’da gelecekteki siyasi iş birliği konusunda görüş ayrılıkları var. Hristiyan demokrat EVP genel olarak Avrupacı bir duruş sergiliyor ve EVP içindeki birçok parti, çoğunluğu Avrupaya şüpheci ve ultranasyonalist olan ECR ve ID ile ittifak kurmakta zorlanacak.
Ayrıca, Avrupa Komisyonu adaylarının her biri 27 ulusal hükümet tarafından onaylanmak zorunda; Fransa, Almanya ve İspanya’nın liberal veya merkez sol hükümetler tarafından yönetildiği göz önüne alındığında, siyasi spektrumun aşırı tarafındaki partilerce desteklenen adayların onaylanması pek olası görünmüyor.

