Ülkenin ikinci ve üçüncü partisi önümüzdeki hafta NEOS liberalleriyle anlaşırsa, Avusturya ilk kez üç partili bir koalisyon kurmuş olacak. Bu aynı zamanda seçimleri kazanarak en büyük parti haline gelen aşırı sağcı FPÖ'nün hükümet dışında bırakılacağı anlamına geliyor.
NEOS grup lideri Beate Meinl-Reisinger, NEOS'un ancak eğitim ve şeffaflık alanında önemli reformlar yapılırsa koalisyona katılacağını netleştirdi. Bu durum koalisyon görüşmelerini genişletse de müzakerelerin karmaşıklığını artırdı.
Seçim kampanyası sırasında diğer partilerin FPÖ parti lideri Herbert Kickl’in aşırı görüşleri ve tutumlarıyla iş birliği yapmak istemediği açıkça ortaya çıkmıştı. Bu nedenle federal cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen (Yeşiller), koalisyon kurma görevini ikinci ve üçüncü parti liderlerine verdi. Siyasal belirsizlik ışığında Van der Bellen, tüm partilere “yeni yollar denemeye hazır olmaları” çağrısında bulundu.
ÖVP lideri Nehammer, nihayetinde bir anlaşmaya varılıp varılamayacağını açık bırakırken, her halükarda “yüksek tempoya” ve “ciddiyete” önem vermek istediğini belirtti. SPÖ müzakereci Babler, farklı bakış açıları sayesinde herkes için en iyi çözümlerin bulunmasının mümkün olduğunu söyledi.
Viyana’daki gözlemciler, ÖVP ve SPÖ’nün birçok konuda ciddi görüş ayrılıkları olduğu için bir araya getirilmesinin zor olacağını belirtiyor. Üç partili bir anlaşma olma olasılığı, iki partili bir anlaşmaya göre daha yüksek görülüyor. SPÖ, son yıllarda ÖVP ile Yeşiller’in kurduğu koalisyona karşı sert muhalefette bulunmuştu.
Yeşiller, koalisyon görüşmeleri henüz başarılı tamamlanmamış olsa da, şimdilik yeni hükümet dışında kalmayı kabulleniyor. Ancak parti yönetimi, FPÖ’nün iktidar merkezinin dışında tutulmasının en önemli öncelik olduğunu vurguluyor. Parti başkanı Kogler, Yeşiller’in “sorumluluk bilinciyle yapıcı bir muhalefet rolü üstlenmeyi” kabul edeceğini taahhüt etti.
Siyasal konteksti etkileyen diğer bir unsur ise, ulusal bayram sırasında binlerce kişinin yeni parlamento başkanı Rosenkranz’ın (FPÖ) Kristallnacht ve Yahudi soykırımının anılmasına çelenk koymasına karşı protesto düzenlemesi oldu.
Yeni parlamento başkanı, geçen ay 183 sandalyenin 100’ünün desteğiyle seçildi. FPÖ’nün 57 sandalyesi var. Partisinin milletvekilleri topluca Rosenkranz’a oy vermiş olsa bile, ona diğer gruplardan da destek gelmiş olması gerekiyor. Bu durum birçok Avusturyalıda şok etkisi yarattı.

