Rusya, uluslararası JIT soruşturmasını farklı şekillerde engellemeye, etkilemeye ve sabote etmeye çalıştı. Bu yeni açıklamalar, Malezya yolcu uçağının düşürülmesiyle suçlanan dört sanığın yargılanmasının başlamasından birkaç gün önce ortaya çıktı.
Pazartesi günü süreçte ilk duruşma gerçekleşecek. Dört sanık mahkemeye çağrıldı: üçü Rus, birisi Ukraynalı. Rusların tümü Rus gizli servisleriyle bağlantılı. Cinayet ve uçak kazasına neden olmak suçlamalarıyla karşı karşıyalar ve yolcuların ölümüne sebep oldular.
Rus engelleme girişimleri kısmen biliniyordu, ancak Hollanda gazetesi De Volkskrant’ın yeni ifşaatlarıyla yeniden ortaya çıktı. Gazete, özellikle Rus askeri istihbarat servisi GROe’nin çalışma yöntemleri ve bu durumun sadece ilk soruşturma yıllarında değil yakın zamanda da devam ettiğine dair yeni detaylar paylaşıyor. Soruşturmanın ne zaman engellenmeye başlandığı kesin değil ancak muhtemelen 17 Temmuz 2014’teki trajediden birkaç gün sonra başladı.
O dönemde Hollanda Güvenlik Araştırma Kurulu (OVV) olası nedenleri araştırmak üzere hemen kendi soruşturmasına başladı. Hollanda’da büyük kazalarda daima bu kurum devreye girer. Hollandalı araştırmacılar, iyi ilişkileri bulunan Rus mevkidaşlarıyla, Rusya Uluslararası Havacılık Komitesi (MAK) ile temas kurdu.
Birkaç gün sonra MAK araştırmacılarının, daha önce Kremlin’in bir güvenlik hizmetinde görev yapmış bir ekip liderinin olduğu beş kişilik bir devlet komisyonuyla değiştirildiği ortaya çıktı. Muhtemelen Rus hükümeti soruşturmayı kontrol altına almak istedi.
Rusların OVV’ye olan ilgisinin yanlış tercihe işaret ettiği, Rusya’nın BM Güvenlik Konseyi’nde olası faillerin uluslararası mahkemede yargılanmasına, hatta BM mahkemesine bile karşı çıkmasıyla anlaşıldı. Bunun üzerine Hollanda ve Avustralya, Malezya, Belçika ve Ukrayna ile birlikte JIT ceza soruşturmasını üstlendi. Moskova bu duruma öfkeyle karşılık verdi ve Putin bugün hâlâ Hollanda Başbakanı Rutte’yi Rusya’yı soruşturmanın dışında bırakmakla suçluyor.
Ceza soruşturmasını yürüten Ortak Soruşturma Ekibi (JIT), uzun ve kapsamlı incelemeden sonra kullanılan Buk füzelerinin bir Rus askeri biriminden geldiği sonucuna ulaştı. Bu yüzden Hollanda ve Avustralya, uçağın düşürülmesi nedeniyle Rusya’yı nihayetinde sorumlu tuttular.
Felaketten birkaç hafta sonra Malezya pilotları, trajik uçaktaki Malezyalı meslektaşlarının görüşmelerini çevirmek üzere Hollanda’ya geldi. Aynı dönemde, daha sonra anlaşıldığı üzere, iki GROe üyesi Hollanda’daydı. Hollanda’da bulunanlardan biri birim lideridir. İkili Hollanda’da ne yaptığı bilinmiyor. “Ama MH17 ile bağlantısı açık,” diyor Volkskrant’tan bir kaynak.
Yarım yıl sonra, GROe’nin iki eski üyesinin OVV ile iş birliği yapan Rus devlet komisyonunun parçası olduğu ortaya çıktı. Bunlardan biri, uçak kazasından kısa süre sonra uçağın bir Rus Buk füzesiyle vurulduğunun muhtemel olmadığını açıkça söyleyen Rus ordu generali. Hollanda askeri istihbaratı MIVD, bu iki kişinin Hollanda’da diğer ülkelerin araştırma ekipleriyle görüşmek için bulunduğu sırada onları izledi. Her toplantı sonrası iki araştırmacı Kremlin’deki bir telefon numarasını arıyordu.
Soruşturma ve araştırmacılara yönelik müdahale girişimlerine başka örnekler de var. Örneğin OVV üyeleri ve Hollandalı polisler Ukrayna ziyareti sırasında, kaldıkları otelde genç kadınlar tarafından, üstelik Hollandaca olarak, sıklıkla rahatsız edildi. Otel odaları da sıradışı şekilde, bazen günde üç kez temizlendi. Hollanda’ya dönen askerlerin özel telefonlarına kötü amaçlı yazılım bulaştığı anlaşıldı.
Ayrıca OVV’ye yönelik en az bir siber saldırı girişimi, GROe ile bağlantılı hacker grubu Fancy Bear tarafından gerçekleştirildi. Volkskrant’ın şimdi ortaya koyduğu gibi, 2018’de Haag’daki OPCW ofisinin bilgisayar sistemine sızmaya çalışan GROe üyeleri, önce Roterdam’da Devlet Savcılığı Ulusal Parketi yakınında bulunuyordu. MH17 kazasıyla ilgili ceza soruşturması orada yürütülüyor.
MIVD ekipmanları ele geçirdi. Bir dizüstü bilgisayarda, ekibin 2017’de Malezya’da Malezya soruşturma ekibine karşı operasyon düzenlemek için bulunduğuna dair bilgiler çıktı. Hollandalı araştırmacılar, Rus etkisinin ve sabotaj girişimlerinin başarılı olmadığına emin. Soruşturma karmaşıklaştı, gürültü ve güvensizlik oldu ancak sonuçları etkilemedi, diye belirtiyorlar Volkskrant’a.

