Ülke, doğudaki Donbas bölgesinde siper savaşı ve değişen cepheler ile karşılıklı olarak kurulan geniş mayın tarlaları sebebiyle tarım arazilerinin yaklaşık beşte birini kaybetti. Tarımda çalışanların sayısı yaklaşık dörtte bir azaldı ve sektördeki brüt milli gelirdeki pay birkaç puan düştü.
2022'deki Rus işgalinden önce Ukrayna, BM Dünya Gıda Programı için tahılın %50'sini sağlıyordu ve tarım Ukrayna GSYİH'sının %10,9'una ve istihdamın %17'sine katkıda bulunuyordu. O zamandan beri tarımın GSYİH'daki payı %8,2'ye düştü ve sektörde çalışan sayısı %22 azalarak 2023'te 2,1 milyon çalışana indi.
Ulusal ekonomi içindeki tarım sektörünün payı, son iki savaş yılında 2023'te %62'ye yükseldi, 2021'de ise %41 idi. İhracat ağırlıklı olarak tahıl ve ayçiçek yağı üzerine olup, Ukrayna dünya ayçiçek yağı ihracatının %43'ünden, kolza tohumunun %19'undan ve mısırın %13'ünden sorumlu konumdadır.
Son dönem uzun vadeli ekonomik beklentilerle ilgili bir çalışmaya göre Ukrayna artık tarım ürünlerinin daha fazlasını ihraç etmeyi başarabilmektedir. Haziran ayında Berlin'de düzenlenen uluslararası bağışçı konferansında, bunun sadece kısa vadede hayatta kalma meselesi olmadığı, aynı zamanda ‘bu uluslararası tahıl ambarının’ sürdürülmesinin uzun vadede küresel gıda güvenliği açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Bu krize karşı koymak için Dünya Bankası, Ukrayna tarım sektörünü desteklemek, çiftçilere uygun finansman ve sübvansiyonlara erişim sağlamak üzere birkaç girişim başlattı. Bu proje yaklaşık 1,5 milyar dolar işletme sermayesi mobilize etmeyi hedefliyor.
Ayrıca Ukrayna hükümeti, Dünya Bankası’ndan ek 700 milyon dolarlık kredi için müzakereler başlattı. Sektör, işleme kapasitesi yatırımları, altyapının modernizasyonu, lojistik ve tarım arazilerinde mayın temizliği alanlarında acil yatırıma ihtiyaç duyuyor; böylece Ukrayna tarımının geleceği güvence altına alınacak.

