“Memnuniyetsizlik ortadan kalkmadı,” dedi Rukwied, Cottbus'taki Alman Çiftçiler Günü öncesinde. “Tarım politikasının yeniden düzenlenmesine ihtiyacımız var ve bu gerçekleşmezse memnuniyetsizlik artacak.”
Cuma ve perşembe günleri Cottbus'taki Çiftçiler Günü etkinliğinde ağırlıklı olarak siyasi çerçeve üzerinde duruluyor. Özellikle merkez sol Alman koalisyonu (SPD, Yeşiller, FDP) tarafından ucuz tarımsal dizelin kademeli kaldırılmasının tazminatı olarak sektöre vaat edilen kolaylıklar ele alınıyor.
Rukwied, hükümet mevcut politikaya devam ederse olası protestolar konusunda uyarıda bulunuyor. Daha önceki çevre kuralları karşıtı çiftçi protestolarına işaret ediyor ve çiftçiler arasında huzursuzluğun arttığını vurguluyor. Ona göre birçok çiftçi kendilerini duyulmamış ve hükümet tarafından yeterince desteklenmemiş hissediyor. DBV başkanı, mevcut önerilerin pratik ve sürdürülebilir çözümlerden çok sembolik politikalara dayandığını düşünüyor.
Rukwied, BMEL Bakanı Cem Özdemir'in (Yeşiller) daha fazla hayvan refahı için sunduğu yasa tasarısını “pratik olmayan ve tehlikeli” olarak nitelendiriyor. Alman hükümeti, "kıvrık kuyruklu" sert kurallar nedeniyle “domuz yetiştiricileri için ışıkları kapatmak üzere.” Bu durum, domuz yetiştiriciliğinin yurt dışına kaymasına yol açabilir. “On yıl içinde yaklaşık 7,2 milyon domuzu kaybettik,” diyor Rukwied.
Röportajda Rukwied, DBV başkanlığı için bir yönetim dönemi daha yeniden aday olacağını da açıklıyor.
Çevre kuruluşları, DBV’nin tutumuna eleştirel yaklaşım sergiliyor. Çiftçiler birliğinin çevre ve hayvan refahı hedeflerini desteklerken, katı düzenlemelere karşı lobi yaparak bunları baltalamakla suçlanıyorlar.
Greenpeace Almanya’dan Martin Kaiser, DBV’yi ikiyüzlülükle itham ediyor. Ona göre çiftçi birliği, "Zukunftskommission Landwirtschaft" gibi komisyonlara katılıp taahhütlerde bulunurken, aynı zamanda bu taahhütleri geri almak için aktif çalışıyor.
DBV'nin eleştirel duruşuna ilişkin tartışmaların siyasi boyutları da var. Son aylarda tarım sektörü ile Alman federal hükümeti arasında artan gerilim söz konusu. Yeni çiftçi protestoları hükümeti politika değişikliğine zorlayabilir ve bu da siyasi bölünmelere yol açabilir.

