IEDE NEWS

İngiliz seçmen sandık yoluyla Brexit sıkıntısından bir an önce kurtulmak istiyor

Iede de VriesIede de Vries
Ugur Akdemir tarafından Unsplash'ta çekildi.Fotoğraf: Unsplash

İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın Perşembe günü yapılacak parlamento seçimlerini kazanma ihtimali, İşçi Partisi ya da LibDem’den daha yüksek. Ancak bunun nedeni Muhafazakarların çok cazip bir seçim programına sahip olmaları değil, öncelikle İngilizlerin büyük çoğunluğunun Brexit ile ilgili sıkıntıdan bıkmış olması ve en kısa sürede bu sorundan kurtulmak istemeleridir.

Ayrıca çoğu İngiliz için başka bir alternatif de yok. Öncelikle İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn oldukça tartışmalı bir figür. Neredeyse herkes, kendi parti üyeleri bile, onu sevmiyor. Son yüzyılın en sevilmeyen politikacısı olarak görülüyor. Buna ek olarak İşçi Partisi’nin Brexit planı Brüksel ile daha fazla müzakere anlamına geliyor, belki iki-üç yıl gecikme olacak ve seçmenlerin bu konuda bir referandum yapmasına da izin verilecek. Böylece Johnson hedefinde başarılı olmuş oluyor: Bu seçimler öncelikle Brexit hakkında ve mümkün olan en kısa sürede çözülmesi isteniyor…

Artan sayıda araştırma, mevcut tek AB pazarının sağladığı ekonomik güvenliklerin terk edilip yerine İngiltere’nin kendi yeni ticaret anlaşmalarının getireceği belirsizliklerin alınmasının İngiliz ekonomisi için zararlı olduğunu gösteriyor. Ve bu durum uzun yıllar sürecek. Buna rağmen seçmenlerin büyük bir kısmı bunu görmezden geliyor gibi görünüyor.

İngiltere Başbakanı için gelecek görünüşte parlak görünüyor. Muhafazakar Parti anketlerde açık ara önde gidiyor ve 650 sandalyeden 359’unu kazanabilir gibi görünüyor. En büyük muhalefet partisi İşçi Partisi ise 211 sandalyede kalabilir. Başbakan, seçimleri kazanması durumunda Ocak ayı sonundan önce hızlıca Brexit anlaşmasını parlamentodan geçirmek istiyor. Ancak Strasbourg’daki Avrupa Parlamentosu’nun bu anlaşmayı onaylayıp onaylamayacağı çok farklı bir mesele. Bunun henüz beklenmesi gerekiyor.

Yine de Johnson çok iyimser davranmıyor olabilir. Önceki başbakan Theresa May, 2017’de yaptığı erken seçim hamlesi ile eli zayıflamıştı. Muhafazakarlar anketlerde iyi durumda görünmesine rağmen parlamentodaki çoğunluklarını kaybetti. Ayrıca hiçbir partinin çoğunluğu elde edememesi olasılığı da bulunuyor. Bu 2017 ve 2010’da da olmuş ve o zaman Muhafazakarlar LibDem’lerle koalisyon hükümeti kurmuştu.

Bu sefer Johnson’ın diğer büyük partilerden destek alma ihtimali oldukça düşük. Ülkenin üçüncü ve dördüncü büyük partileri olan İskoçya Ulusal Partisi (SNP) ve Liberal Demokratlar hem Brexit karşıtı hem de Muhafazakar karşıtı.

İşçi Partisi ise bölünmüş bir Avam Kamarası’nda temkinli destek alarak iktidar dışı bir hükümet kurmak için daha iyi bir konumda görünüyor. İskoç milliyetçileri bazı koşullarda bir İşçi hükümetini destekleyebilirler. Bunun karşılığında İskoç bağımsızlığı konusunda yeni bir referandum yapılması gündeme gelebilir. Ancak LibDem ile iş birliği muhtemelen daha zor, çünkü parti lideri Jo Swinson açıkça İşçi lideri Jeremy Corbyn’i kesinlikle başbakan olarak istemediğini belirtmiş durumda.

Financial Times’tan bir analiste göre İngiltere’de şu anda hiçbir yerde net bir çoğunluk oluşmadığını unutmamak gerekiyor. İnsanlar ne istemediklerini biliyor ancak ne istediklerini bilmiyor. Sokaktaki adam ve kadın parlamentodaki gibi çok bölünmüş durumda ve sadece “Kalkanlar” (Leave) ve “Kalanlar” (Remain) olarak sınıflandırmak gittikçe sürdürülemez bir basitleştirme oluyor.

Böylece bu seçimler çoğu seçmen için öncelikle duygular, görüşler, izlenimler ve ön yargılar hakkında oluyor; gerçekler, kesinlikler ve uygulanabilirlikler değil.

Etiketler:
AB haberleri

Bu makale Iede de Vries tarafından yazılmış ve yayımlanmıştır. Çeviri, özgün Hollandaca sürümden adresinden otomatik olarak oluşturulmuştur.

İlgili makaleler