Başsavcı Athanasios Rantos, Adalet Divanı'na Avrupa Komisyonu tarafından açılan bir temyiz başvurusunun reddedilmesini tavsiye ediyor. Böylece, Komisyonun aşı alımlarıyla ilgili belgelere yeterince erişim sağlamadığına hükmeden önceki bir mahkeme kararının arkasında yer alıyor.
İlaç firmaları
Dava, Avrupa Komisyonu'nun 2020 ve 2021 yıllarında AB ülkelerine aşı tedariki için birden fazla ilaç firmasıyla yaptığı sözleşmelerle ilgili. Avroparlamenterler ve vatandaşlar, bu anlaşmaların nasıl yapıldığını netleştirecek belgelerin incelenmesini talep etti.
AB Komisyon Üyelerine göre, bazı bilgiler gizlilik ve ticari çıkarların korunması nedeniyle yayımlanamayacak nitelikteydi. Bu yüzden bazı belgeler kısmen açığa çıkarıldı; müzakerelere katılanların isimleri ve sözleşmelerin bazı bölümleri okunamaz hale getirildi.
Promotion
Gizli değil
Ancak başsavcı, Komisyonun bu bilgilerin neden gizli kalması gerektiğini yeterince açıklamadığını savunuyor. Hukuk danışmanına göre sınırlı açıklama, müzakerelerin nasıl yürüdüğünü denetlemeyi ve olası çıkar çatışmalarını sorgulamayı güçleştiriyor.
Önemli tartışma konularından biri, Avrupa Birliği adına sözleşme müzakerelerine katılan personelin kimliğidir. Komisyon, isimlerin açıklanmasının riskler taşıyabileceğini belirtti. Karşıt görüştekiler ise şeffaflığın kamu güvenini artırmak için gerekli olduğunu düşünüyor.
Belirsiz
Çeşitli sözleşme hükümleri de kamuoyundan gizlendi. Başsavcıya göre Komisyon, o bölümlerin açıklanmasının ilaç firmalarının ticari çıkarlarına zarar vereceğini yeterince kanıtlayamadı.
Pfitzergate
Bu dava münferit değil. Aşı alımlarına ilişkin açıklık tartışması, geçen yıl Mahkemenin, Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen ile Pfizer yöneticisi arasındaki SMS mesajlarının tamamen gözardı edilemeyeceğine karar verdiği başka bir yasal süreçte de gündeme gelmişti.
Pfitzergate olarak bilinen bu dava, pandemi sırasında Avrupa aşı alımlarının nasıl gerçekleştiğine halkın ne ölçüde erişim sağlaması gerektiği sorusuna odaklandı.
Bağlayıcı değil
Başsavcının görüşü bağlayıcı olmasa da, Adalet Divanı tarafından sık sık takip edilir. Nihai karar henüz verilmedi. Divan bu görüşü kabul ederse, pandemi sürecindeki Avrupa aşı alımlarına ilişkin şeffaflık ve kamu denetimi konusundaki davada Avrupa Komisyonu için bir darbe daha olacak.

