Polonya, iş piyasasını korumak ve yasa dışı çalışmayı engellemek amacıyla AB dışı ülkelerden gelen yabancı işçilerin kabulünü bir iş sözleşmesine bağlı hale getirmek istiyor. Bu kapsamda çalışma izinlerinin tamamen dijitalleştirilmesi ve yasa dışı çalışmaya yönelik cezaların artırılması da yer alıyor.
Polonya hükümeti, özellikle Beyaz-Rusya sınırındaki gerginlikler göz önüne alındığında, göçmen girişini daha iyi kontrol etmek için bunun gerekli olduğunu savunuyor. Polonya, Beyaz Rusya’nın göçmen ve mültecileri Avrupa Birliği üzerinde baskı kurmak amacıyla sınırlarına kasıtlı olarak göndermesini "hibrit savaş" olarak tanımlıyor ve bunun Varşova’ya göre bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu belirtiyor.
Şu anda Polonya'da yabancı mevsimlik işçiler için nispeten esnek kurallar uygulanmakta, bu nedenle birçok kişi esnek sözleşmelerle çalışabiliyor. Ancak bu durum, tam kapsamlı iş sözleşmeleriyle eşit haklar ve koruma sağlamıyor. Göçmenlerin kabul koşullarının sıkılaştırılmasının yanı sıra, işverenlerin göçmenleri kayıt dışı çalıştırmaları halinde uygulanacak cezaların da artırılması gerekiyor.
Brüksel, Polonya'nın yabancı mevsimlik işçilerle ilgili AB kurallarını öyle yorumlayamayacağını ve bunun mülteci başvurularının reddedilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini belirtiyor. AB'nin uyarılarına rağmen Başbakan Tusk, Polonya’nın sınır politikasını sertleştirerek Beyaz Rusya Devlet Başkanı Lukaşenko rejimi gibi yönetimlerin göçmen akışını suistimal etmesinin önüne geçmek istediğini tekrar etti.
Polonya ile Avrupa Komisyonu arasındaki mevcut çatışma, AB içinde ulusal egemenlik ile Avrupa düzenlemeleri arasındaki denge konusunda devam eden daha geniş tartışmanın bir parçası. Yaklaşan AB liderler zirvesinde bu konu üzerinde yeni anlaşmalar yapılmaya çalışılacak.
Polonya, Avrupa göç politikasına yönelik eleştirilerinde yalnız değil; Macaristan gibi diğer ülkeler de giderek daha fazla kendi politikalarını uygulamaya çalışıyor. Daha fazla AB ülkesi göçmen ve mültecileri daha az kabul ettikçe, kalan ülkelerin daha fazla kabul etmesi gerekiyor. Bu durum birçok AB ülkesinde artan göçmen karşıtı protestolara yol açıyor.

