Polonya Anayasa Mahkemesi, Polonya hukukunun Avrupa hukukunun önünde olduğunu ve bazı AB mahkemelerinin kararlarının Polonya anayasasına aykırı olduğunu düşünüyor.
Polonya mahkemesi, AB üyeliğinin ve antlaşmaların imzalanmasının Polonya'nın en yüksek yargı organını AB'ye teslim ettiği anlamına gelmediğini belirtiyor.
Mahkeme kararı, Polonya Başbakanı Morawiecki'nin talebi üzerine verildi. Polonya muhafazakar iktidar partisi PiS (Yasa ve Adalet) ise Avrupa'nın Polonya hukuk sistemine olan etkisini eleştiriyor. Avrupa Adalet Divanı ise bu konuda Polonya'yı defalarca uyardı.
Polonya hükümeti ile Avrupa Birliği (AB), hükümet kontrolünde olacağı düşünülen bir yargı reformu nedeniyle aylarca anlaşmazlık yaşadı. Bu konuda AB, Polonya hükümetine verilen tüm sübvansiyonları durdurmakla tehdit ediyor.
Bu durum, tarım sübvansiyonları dahil olmak üzere onlarca milyar euronun ödemesinin de bloke olmasına yol açtı. Ortak Tarım Politikası (OTP) kapsamında yapılan doğrudan ödemeler, Polonya kırsalında hayati önem taşıyor. Tarımsal gelirin yaklaşık üçte biri doğrudan ödemelerden sağlanıyor.
Uzmanlara göre, dün öğleden sonra verilen Polonya hukuku ile Avrupa hukukunun üstünlüğü konusundaki karar, "Avrupa hukukunun temelini sarsan bir bomba" niteliğinde. Yeşiller üyesi Avrupa Parlamentosu milletvekili Tineke Strik, Avrupa hukukunun üstünlüğünün Avrupa Birliği'nin temelini oluşturduğunu vurguladı.
Strik, ilk tepkisinde, “Bu kural olmadan, her ülke Avrupa ile yapılan her anlaşmadan kaçabilir ve karşılıklı güven olmaz. Polonya hükümeti, Avrupa hukuk düzenini sorguladığı sürece Avrupa iş birliğinin avantajlarından yararlanmaya devam edebileceğini düşünmemeli” dedi.
“Polonya hükümeti Avrupa hukuk devleti ilkelerine karşı sert tutumunu sürdürdüğü sürece, Avrupa Komisyonu ülkeye verilen Avrupa sübvansiyonlarını engellemek için elinden geleni yapmalı. Komisyonun net bir mesaj vermesi önemli: AB'nin temeline zarar verene dışlanma beklenir.”
Diğer 26 AB ülkesi ise Polonya hükümetinin Avrupa temel değerlerine saygı göstermemesi halinde, Avrupa Konseyi'nde oy hakkını geri almak için Madde 7 prosedürünü uygulayabilir. Bu tür bir “ihlal prosedürü” aslında Polonya bakanlarının AB toplantılarındaki oy haklarının askıya alınması anlamına geliyor.

