Avrupa tüketicilerinin büyük çoğunluğu, gıda etiketlerinde genetik olarak değiştirilmiş hammaddelerin bulunup bulunmadığının belirtilmesini istiyor, ancak iş dünyası buna karşı çıkıyor.
Görüş araştırma kurumu Ipsos'un yakın tarihli bir raporuna göre, tüketicilerin geniş bir çoğunluğu genetiği değiştirilmiş ürünler içeren gıda ürünlerinde zorunlu etiketlemeyi savunuyor, ancak gıda endüstrisi bunun pratikte neredeyse imkansız olduğunu söylüyor.
Rapor, 2018'de Avrupa Adalet Divanı'nın bir kararıyla GDO ürünlerinin esasen AB'nin GDO yönergesi kapsamına girdiğinin tesbit edilmesinin ardından AB ülkelerinde gen teknolojisinin geleceği konusunda hararetli bir tartışma sürerken yayınlandı. 2018 kararından bu yana yoğun tartışmalar yaşanıyor.
AB mevzuatı, genetik olarak değiştirilmiş gıdaların ambalajlarında içeriklerinin "genetik olarak değiştirilmiş" olduğunu açıkça etiketlemeyi zorunlu kılıyor, ancak ambalajsız ürünlerde satış noktasında bilgi verilmesi gerekiyor. Genetik olarak değiştirilmiş yemle beslenen hayvanların ürünleri ise şu an için muaf tutuluyor. Bu durumun da gelecekte değiştirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Avrupa Parlamentosu'ndaki Yeşiller / EFA grubunun talebiyle hazırlanan rapor, bu yılın başlarında tüm 27 AB ülkesinde binlerce tüketiciyle anket yaptı. Anket hem "geleneksel" genetik olarak değiştirilmiş organizmaları (GDO'ları) hem de CRISPR gibi yeni tekniklerle gen düzenlenmiş (GE) ürünleri kapsadı.
Teknolojiden haberdar olanların %86'sının, GDO içeren gıdaların buna uygun şekilde etiketlenmesini istediği ortaya çıktı. Yeşiller, müşterinin seçim yapabilmesi gerektiğini ve etiketlerde gen düzenlemenin olup olmadığı bilgisinin yer alması gerektiğini savunuyor.
Avrupa Komisyonu, 27 Tarım Bakanının talebi üzerine şu anda gıda etiketlemesiyle ilgili bir çalışmayı tamamlamak üzere. Bu çalışmanın Nisan sonu civarında yayımlanması bekleniyor.

