İnsan hakları durumu hakkında yıllık raporda Parlamento, sansürü, bağımsız basına yönelik tehditleri ve sivil toplumun giderek küçülen kamusal alanını kınamaktadır.
Avrupa Parlamentosu, AB'nin bu evrensel değerleri gerçekten teşvik etmeye ve savunmaya başlamasının zamanının geldiğini belirtiyor. Bunu harekete geçerek yapabilir. İnsan hakları ihlallerine doğrudan veya dolaylı olarak katkıda bulunan projelerin askıya alınması buna örnek olarak verilebilir. Ayrıca AB, üçüncü ülkelerle yapılan ticaret anlaşmalarına insan hakları maddeleri ekleyebilir.
Raporun ortak hazırlayıcılarından Hollandalı Avrupa Parlamentosu milletvekili Catarina Vieira (Yeşiller-İşçi Partisi), Strasburg’da endişelerini dile getirdi. ‘AB insan haklarına bağlılığından vazgeçerse, başkalarının bu haklara uymasını nasıl bekleyebiliriz? Uluslararası hukukun sadece bir fikir olduğu bir dünyada mı yaşamak istiyoruz?’
Dünya genelinde demokratik değerler giderek daha fazla ihlal ediliyor ve uluslararası insancıl hukuka saygıda azalma yaşanıyor. Avrupa Parlamentosu milletvekilleri demokratik kurumların ve prosedürlerin korunmasının azalmasını kınamaktadır. Ayrıca uluslararası kurumlara yönelik birçok siyasi saldırıdan üzüntü duymaktadırlar.
Ayrıca Lahey’de bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Adalet Divanı, Avrupa Parlamentosu tarafından yeniden destekleniyor. Bu kurumlar, "uluslararası adalet için özel olarak zor bir dönemde temel, bağımsız ve tarafsız yargı kurumları" olarak görülmektedir.
Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne çeşitli ülkelerce uygulanan yaptırımlarla ilgili derin endişelerini de dile getirmektedir. Bu tedbirleri "uluslararası hukuk sistemine ciddi bir saldırı" olarak görmektedirler. Avrupa Komisyonu’nu engelleme düzenlemesini derhal yürürlüğe koymaya çağırmaktadırlar.
Özellikle medyaya yapılan saldırılara büyük dikkat gösterilmiştir. Parlamento, artan sansür ve bağımsız basına yönelik diğer tehditlerden endişe duyuyor. Ayrıca sivil toplumun giderek küçülen alanına dikkat çekiliyor ve kadın haklarının baskı altında olması nedeniyle de endişeler dile getiriliyor.

