Parlamento şu anda Rusya’yı Avrupa demokrasisi için en büyük dış tehdit olarak değerlendiriyor. Bu sadece dezenformasyon yaymakla kalmıyor, aynı zamanda siber saldırılar yapma veya yaptırma, sabotaj, kundaklama ve casusluk faaliyetlerini de içeriyor. Belarus, Çin, İran ve Kuzey Kore de bu tür faaliyetlerin kaynaklandığı ülkeler olarak anılıyor.
Çok parçalı
Özel bir parlamento komisyonu 2024 sonundan beri yabancı müdahaleleri, bilgi manipülasyonunu, hibrit saldırıları ve koordineli dezenformasyonu inceliyor. Komisyonun nihai raporuna göre, mevcut Avrupa yaklaşımı çok parçalı. Bireysel AB ülkeleri bu tür tehditlere tek başlarına karşı koymakta yetersiz kalıyor.
Avrupa Komisyonu daha önce Demokratik Direnç için bir Avrupa merkezi kuracağını duyurmuştu. Parlamento, bu kuruluşun bağımsız bir bilgi ve koordinasyon merkezi haline gelmesini istiyor ve tüm AB ülkelerinin katılımının zorunlu olmasını talep ediyor. Mevcut Avrupa araçları burada birleştirilmeli, yeni tekrarlar yaratılmamalı.
Promotion
Kallas mı yoksa VDL mı?
Bu yeni AB görevinin kimin liderliğinde olacağı henüz net değil. Bazıları bunun Rus agresyonu ve bozgunculuğu ile mücadelede tipik bir askeri görev olduğunu söylüyor. Diğerleri bunun internet ve iletişim dünyasında geçen karanlık bir alan olduğunu savunuyor, bazıları ise bunun diplomasi ve casuslukla yakından ilişkili olduğunu düşünüyor.
Brüksel ve Strazburg koridorlarında aylardır, Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen ve bazı etkili ülkelerin (Fransa ve Almanya) Dışişleri Komiseri Kaja Kallas’ın mevcut diplomatik EEAS servisini lağvetmek istediği, Kallas’ın ise yeni kurulan Rusya karşıtı birimi yönetmek istediğine dair söylentiler ve doğrulanmamış haberler dolaşıyor.
Dijital bekçi
Aynı zamanda, mevcut Rusya'ya yönelik yaptırımlar dezenformasyonu mümkün kılan kişilere ve organizasyonlara (Rus trol fabrikaları ve Telegram) da genişletilmeli. Parlamento, Dijital Hizmetler Yasası ve AI yönetmeliği dahil mevcut dijital kuralların daha sıkı uygulanmasını istiyor. Çevrimiçi platformlar, botlar tarafından yönlendirilen seçim müdahalesi gibi meselelerle mücadelede daha fazla sorumluluk almalı.
Raporun hazırlanmasına katkı veren Hollandalı S&D Avrupa Parlamentosu milletvekili Kim van Sparrentak (PRO), Avrupa Komisyonu’nun şimdiye kadar tehditlerle mücadelede yeterince iddialı olmadığını düşünüyor. Ona göre, Avrupa merkezi gerçek bir denetim otoritesi haline gelmeli, yetki ve kaynaklarla donatılmalı.

